4 Aralık 2014 Perşembe

Neşe'nin Kaleminden: BİZ HANGİ MAHKEMEYE BAŞVURALIM SAYIN BAŞKANIM!..

Neşe'nin Kaleminden: BİZ HANGİ MAHKEMEYE BAŞVURALIM SAYIN BAŞKANIM!..:    Hay Allah... Keşan Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Özcan ’ın eleştirilere tahammülü kalmamış ve yasal yollara başvuracağından bahsetmiş...

Koray Banguoglu ELEŞTİRİYE KAPALI OLANLAR DEMOKRASİDEN SÖZ EDEMEZ..." Eleştirilere tahammül edeceksiniz ve eksiklerinizi de telafi yoluna gideceksiniz... Hizmeti almak vatandaşın hakkı, vermek ise sizin göreviniz..."RUZGARI SUÇLAMAKTAN VAZGEÇİN,YELKENLERİ KULLANMAYI(geçte olsa)ÖĞRENİN...AĞAÇLARI KESMEKTEN DE VAZGEÇİN...

İncesaz - Dilek Türkân - Ruhumda Neşe Hayale Daldım.mpg

23 Kasım 2014 Pazar

23 Eylül 2014 Salı

11 Temmuz 2014 Cuma

"BİR TÜRLÜ YOK EDEMEDİLER SENİ...ERİKLİ ..."

"Ne Erikliymişsin ama... Kazıkçılar...Fahiş fiyata ev kiralayanlar... Tatil günlerinde yol çalışması yapıp tatilciye tatilini zehir eden ortalığı toza dumana bulayan cemiyet yönetimi içerden...Keşan Belediyesinin dinleme özürlü, bir fıkra anlatmaktan aciz görevlileri dışardan...BİR TÜRLÜ YOK EDEMEDİLER SENİ...ERİKLİ sen çok yaşa ..." "Erikli'ye turizm eğitimi almış,kültür engelini aşmış,zeka testinden geçmiş,insiyatif kullanma becerisine sahip belediye görevlileri atanmalı..."Belediyenin söküp çöp arabasına dört yıl önce attığı(sorduğumda;yenilerini getireceğiz dedikleri...) yol tarif eden,park yapılmaz vb.trafik tabelalarını da geri istiyorum..."BİZİM DE BİR ZAMANLAR TABELALARIMIZ VARDI..!

22 Mart 2014 Cumartesi

"Harika..."





21 Mart 2014 Cuma

"Susuzluk..."



Tozlu topraklı bir yolda dönüyordu pedallar. Güneş tepede, terler alında.
Suyumuz var olsa da, önümüzdeki rota için bir yudum takviye gerekliydi.

Bilirsiniz, su bitmeye yaklaştığında "susuzluk" ilk sinyallerini gösterir insana.

Uzakta yalnız başına, kuru, cılız bir ağacın gölgesine sığınmıştı geniş "yüzüklü" bir kuyu.

Yanı başına vardığımızda "Zeyneb"i göremedik. "Dayı Emmi" de yoktu ortalıkta.

Kuyubaşındaki su kovasına uzandık. Kovanın tangırtısı kırdaki sessizliği bozdu, bir kuş havalandı uzaktan.

İpi ayarladık ve boş kovayı kuyuya sarkıttık. Kova içine "susuzluk" sözcüğünü de kattık.

Kova ile su çekenler bilirler, suya batırmak için bir sağa bir sola sallanır kova, bu sallantı sırasında döküldü
"susuzluk" sözü, dibi görünmeyen karanlık kuyuya.

Doluverdi bir hamlede, çarptırmadan yukarı çektik; adettendir, "Susuzluk" sözcüğünü vermiştik, o da bize günümüz bilgelerinden Amin Maalouf'un bir sözünü göndermiş "Su içtiğin kuyuya taş atma..."

Aldık kabul ettik, içtik bir yudumda, suyu da, sözü de, anlamı da...

Ve döndü pedallar kana kana, doya doya...

Hakan EŞME / Adilhan