11 Temmuz 2014 Cuma

"BİR TÜRLÜ YOK EDEMEDİLER SENİ...ERİKLİ ..."

"Ne Erikliymişsin ama... Kazıkçılar...Fahiş fiyata ev kiralayanlar... Tatil günlerinde yol çalışması yapıp tatilciye tatilini zehir eden ortalığı toza dumana bulayan cemiyet yönetimi içerden...Keşan Belediyesinin dinleme özürlü, bir fıkra anlatmaktan aciz görevlileri dışardan...BİR TÜRLÜ YOK EDEMEDİLER SENİ...ERİKLİ sen çok yaşa ..." "Erikli'ye turizm eğitimi almış,kültür engelini aşmış,zeka testinden geçmiş,insiyatif kullanma becerisine sahip belediye görevlileri atanmalı..."Belediyenin söküp çöp arabasına dört yıl önce attığı(sorduğumda;yenilerini getireceğiz dedikleri...) yol tarif eden,park yapılmaz vb.trafik tabelalarını da geri istiyorum..."BİZİM DE BİR ZAMANLAR TABELALARIMIZ VARDI..!

22 Mart 2014 Cumartesi

"Harika..."





21 Mart 2014 Cuma

"Susuzluk..."



Tozlu topraklı bir yolda dönüyordu pedallar. Güneş tepede, terler alında.
Suyumuz var olsa da, önümüzdeki rota için bir yudum takviye gerekliydi.

Bilirsiniz, su bitmeye yaklaştığında "susuzluk" ilk sinyallerini gösterir insana.

Uzakta yalnız başına, kuru, cılız bir ağacın gölgesine sığınmıştı geniş "yüzüklü" bir kuyu.

Yanı başına vardığımızda "Zeyneb"i göremedik. "Dayı Emmi" de yoktu ortalıkta.

Kuyubaşındaki su kovasına uzandık. Kovanın tangırtısı kırdaki sessizliği bozdu, bir kuş havalandı uzaktan.

İpi ayarladık ve boş kovayı kuyuya sarkıttık. Kova içine "susuzluk" sözcüğünü de kattık.

Kova ile su çekenler bilirler, suya batırmak için bir sağa bir sola sallanır kova, bu sallantı sırasında döküldü
"susuzluk" sözü, dibi görünmeyen karanlık kuyuya.

Doluverdi bir hamlede, çarptırmadan yukarı çektik; adettendir, "Susuzluk" sözcüğünü vermiştik, o da bize günümüz bilgelerinden Amin Maalouf'un bir sözünü göndermiş "Su içtiğin kuyuya taş atma..."

Aldık kabul ettik, içtik bir yudumda, suyu da, sözü de, anlamı da...

Ve döndü pedallar kana kana, doya doya...

Hakan EŞME / Adilhan

27 Şubat 2014 Perşembe

Erikli...


"Enerji deposu..."


"Utangaç..."

Neden mi...? "Meze tabağımdadan ahtapotumu yediii..."
Azarlayınca da duygu sömürüsü yapıyor...

"Hayvanları Seviniz..."

 Hangilerini mi..?        Sosyal Paylaşım Sitelerine koydukları resimleri
      paylaştılar diye kıyameti koparan bencil SÜRÜNGELERİ...
   Tünellerde park lambası ya da farlar yerine dörtlülerini yakan ÖKÜZLERİ
    Lastiği patladığında bunu sol şeritte değiştiren DEVELERİ,
*    Bir yaya geçsin diye yavaşladığınız veya durduğunuzda
     sağınızdan/solunuzdan bir de size ters ters bakarak geçen ÇAKALLARI,
*    Far ayarının ne demek olduğunu bilmeyip ya da ona verilecek
      2-3 milyonu servet sanıp arkanızda gözünüzü kamaştıran DAVARLARI,
*     Karda önden çekişli arabasının arka tekerlerine zincir takıp sonra
      "abi bi el atsana" diye yardım isteyen EŞEKLERİ,
*     Dakikalarca aynalarına bakmadan otobanın sol şeridinde
      sizin süratinizden en az 50-60 km yavaş giderek salınan KOYUNLARI,
*     Yeni yıkadığınız arabanızı batırmakla mükellef, cam yıkama
      fıskıyesini ayarlamaktan aciz BEYGİRLERİ,
*     Arabasında biriktirip çöpe atması gerekenleri yola atan DOMUZLARI,
*     Trafik 2 dakika durdu mu kornaya basan AYILARI,
*     Her yere tüküren LAMALARI,
*     Evinin kapısına geldiği adamın ziline basmaktansa,
        arabanın kornasına basmayı tercih eden SIĞIRLARI...

        ve  tecrübelerinizde olan diğerlerini..